2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

Sufi'nin 2. hafta menüsü

15 Ocak 2012
Sufi'nin 2. hafta menüsü

Katı gıdaya geçtiğimiz ilk günlerde ağlamaklı dolaşıyordum. Sûfî her şeyi tükürüyor, hiçbir meyveyi beğenmiyordu. Çoluk çocuk herkesin sevdiği muzdan nefret ettiğinde hissettiklerimi anlatamam. Yemek seçen mızmız bir çocuğum olduğunu düşünmeye başlamıştım. Halbuki çok yanılmışım...

Sufi'nin 2. hafta menüsü

Bulamaç değil ayrı ayrı lezzetler...

İlk kahvaltısında peynir ve ekmeği anne sütünde ezmiştik. Pek bayılmasa da elma, armut püresinden daha iştahlı yedi. Ne de olsa işin içine anne sütü girmişti. Lakin kafamda her zamanki gibi soru işaretleri oluştu. Meyvelerin tadını ayrı ayrı alsın diye sularını / pürelerini önce tek tek sonra karışık veriyorsak neden kahvaltılıkların tadını ayrı almıyor dedim. Üçüncü kahvaltısında peyniri, ekmeği ayrı ayrı minik parçalar halinde verdiğimde ilk halinden çok daha fazla sevdi. Hele peynire bayıldı... Onu ağzı açık peynir beklerken gördüğümde doğru bir iş yaptığımı da anladım. Şimdi sabahları kırıntılar halinde hepsini ayrı ayrı yiyor.

İlk poğaçasını da süt ile karıştırarak verdik. Şimdi düşünüyorum da parça parça bölerek verseydik daha da çok severdi. İçindeki maydanozun tadını daha iyi hissederdi mesela. Poğaça demişken, tarife baktığınızda da göreceksiniz Ayşe teyzesi margarinle yapmış. Evet, 6 aylık bebeğimiz margarin yedi. Ayşe teyzesi, Nilay teyzesi, Handem ya da Gül Fatma teyzesi margarinle başka poğaçalar, kurabiyeler yaparsa onları da yiyecek. Amcasına yemeğe gittiğimizde onun bakkaldan aldığı yoğurdu da yiyecek. Çünkü ben her zaman tarifi analiz ettikten sonra bebeğime vermeyeceğim. Hele misafirliğe gittiğimiz yerlerde 'bunlar tü- kaka, Ayşem teyzen becerememiş, çocuklarını bizim seni sevdiğimiz kadar sevmiyor, ben sana evde daha güzelini yaparım' hiç demeyeceğim. İlk zamanlar tek soracağım soru: 'içinde fıstık, ceviz, bal gibi alerji yapacak birşey var mı?' olacak. Günler ilerledikçe o soruyu da rafa kaldıracağım.

Biz nasıl besleniyorsak o da öyle beslenecek.

Biz evimizde margarin kullanmıyoruz, dolayısı ile o da sadece gittiğimiz yerlerde yediği kadarı ile yemiş olacak. Biz evde benim yaptığım yoğurdu, dışarıda ise hazır yoğurt yiyoruz. O da öyle yapacak. Kısacası biz kendimize yemek ile ilgili stres yapmayıp, yemek seçmeyeceğiz.*

Hiç aklımızda yokken Sûfî makarna ile tanıştı.

Akşam o oyun oynamakla meşgul olsun, biz de rahat yemek yiyelim diye tabaklarımızı kucağımıza alıp, oyun halısının kenarına oturduk. Bizim yemek yediğimizi fark etmesiyle oyunu bırakıp, dikkatle bizi seyretmeye başlaması bir oldu. Bir müddet sonra fırında makarnamın beşamel sosundan parmağıma alıp tattırmaya karar verdim. Biraz yalandıktan sonra ağzı açık beklemeye başladı. Bir parça, bir parça daha derken içindeki boncuk makarnayı bölüp verdim. Sonra sosundaki karemelize olmuş soğandan... Tabağımdaki yemek bittiğinde o koca bir kaşık yemiş, halâ ağzı açık şekilde bekliyordu.

Sûfî büyük adam muamelesi görmek istiyormuş...

Bu mevsimde meyve çeşidi az. Olanların da bir kısmı alerjik. Her gün tükettiğimiz elma, armut ve ayva üçlüsüne muz katmaya çalıştık. İlk denemede muz püresinden nefret etti. Öyle ki ilk andan sonra ağzını açmadı bir daha. 2. denemede püreyi elimle vermeye çalıştım. Iııh... Kahvaltıdaki aydınlanma buraya da yansıyınca işler değişti. Çocuğum öyle bebekler gibi püre yemek istemiyordu. Parça parça kırıdığım muzu damağı ile ezip afiyetle yedi.

Büyük adam gibi yemekten hoşlandığını anladığımda ilk hafta menüsüne gelen yorumlardan birisinde bardak kullanılmasından bahsedildiğini hatırladım. Bir sabah, yine biberondaki meyve suyunu reddedince her şey yerli yerine oturdu. Yıllardır koleksiyonunu yaptığım, eşimin de yıllardır bunlar ne işe yarayacak dediği minik bardak koleksiyonumdan bir tanesine meyve suyunu koyup Sûfî'ye ikram ettiğimde ağzım açık kaldı. Armut suyunu 1 dakika gibi kısa sürede kanakana içti. Hatta 2. bardağı verdim. Sonrasında armuta bağlı baş gösteren ishali saymazsak bizim için günün en güzel olayıydı. Şimdi günde 2,5 yemek kaşığı suyu ve sabah meyve sularını bardaktan içiyor.

Bütün bu öğünlerden önce ve sonra mutlaka anne sütü aldığını söylemekte yarar var. Hiçbirisinden karnını doyuracak şekilde yemiyor... Şimdilik alışma turlarındayız.

Şimdilerde aklımda kahvaltıda içecek olarak ne verebilirim sorusu var. Siz kahvaltı için neler yapıyorsunuz?

Unutmayın her bebek birbirinden farklı damak zevklerine sahip... Siz kendi menünüzü oluştururken kendi bebeğinizin zevkine göre hazırlamalısınız. Ailenizin alerjik geçmişi de bebeğinize vereceğiniz besinleri etkiler. Kardeşimin çocukluğunda ağır şekilde C vitamini alerjisi vardı. O yüzden biz Sûfî'ye narenciye vermiyoruz. Zaten asit oranı yüksek olduğu için de tavsiye edilmiyor. Bir de mevsimi olmayan meyve, sebzelerden bebeğinizin ve kendinizin sağlığı için uzak durun.

* Endüstriyel gıda -şeker, çikolata, bisküvi, hazır meyve suyu vs- ile ilgili düşüncelerim misafirliktekilerde ikram edilenlerden biraz farklı. Onu da gelecek haftanın menüsünde yazayım.

Bunlar da olur