2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

Mercan adında bir balık...

6 Şubat 2009
Mercan adında bir balık...
Dino

Bundan 7 - 8 sene kadar önceydi. Camı ve havalandırması olmayan, ama çok şık döşenmiş, içinde güneş ışığı dışında aradığınız herşeyin olduğu bir ofisim vardı. Plazalarda kimsenin camı yok diyeceksiniz. Benim gibi açık havada, şantiyelerde çalışmış birisi için kafese kapatılmak gibiydi.

Yaptığım işin gizlilik derecesi nedeniyle kapımın kapalı durması, sesimin dışarıdan duyulmaması, kimsenin de içeri girmemesi gerekiyordu. Bütün günü bu şekilde geçirmek pek sıkıcı ve yoruyucuydu. Onlar çok sık gelemese de ben ofisteki arkadaşlarımı ziyarete gidebiliyordum. Sıkıntımı bilen bir tanesi bana mavi renkli bir betta balığı getirdi. Hayatımda hiç balık bakmamıştım. Hatta kedim nedeniyle, bakmayı düşünmemiştim bile.

Hemen şirket içinde balıkları olduğunu bildiğim arkadaşımı arayıp, yardım istedim. Bana nasıl bakacağımı, suyunu nasıl değiştireceğimi, nasıl yem kullanmam gerektiğini anlattı. O günden sonra minik arkadaşım Dino ile beraber üç yıl geçirdik. Zaman zaman elimi suyun içine sokup onu okşadığımı söylersem şaşırmayacağınızı biliyorum.

Balık beslemek gerçekten garip bir iş. Çiçeklere bakmak ya da kedilere bakmak gibi değil. Çiçekler de kediler de durumlarından memnun olmadıklarını kendilerine göre anlatabiliyorlar. Ancak balıklar bunu anlatamayacak kadar hassaslar. Uygunsuz bir ortamda siz onun hasta olduğunu anlayana kadar iş işten geçmiş oluyor.

Dino ile konuşarak, oyun oynayarak üç yıl geçirdik. Benim ofiste olmadığım bir gün yapılan klima çalışması sırasında, odadaki aşırı soğuma nedeniyle malesef donarak öldü. Kibrit kutusundan bir tabut yapıp, iş yerimizin bahçesindeki ağacın altına gömdük.

Mercan

Aradan neredeyse 5 yıl geçti. Geçenlerde bir vesile ile balığımdan bahsettiğim Melih ve Gözde misafirliğe gelirken hediye olarak kırmızı bir betta getirmiş bana. Pazar gününden beri çevresinde dört dönüyorum. Şu aralar yeni yerine alışmaya çalışıyor. Pek neşesiz. Yemiyor, yüzmüyor, sadece öylece bakıyor. Ama biliyorum ki bettalar Japon balıklarından sonra bakılması en kolay balıklar. Labirent solunum sistemleri onları çok dayanıklı kılıyor. Suyunu ayda bir değiştirseniz, arada yem vermeyi unutsanız da yaşıyorlar. Sahiplerini tanıyıp, onları hissettiklerinde o güzel renkleri ile alımlı alımlı yüzüyorlar. Umarım Mercan da kısa zamanda yeni evine ve bana alışacak.

Bunlar da olur