Alo 174
Bilim adamları soyu tükenmekte olan hayvanların kurtarılması için çok yüksek miktarlarda ödeneğe ihtiyaç olduğu ve bunun karşılanmasının mümkün olmadığı görüşündeler. Bu ne demek... Sevgili Sûfî'nin en sevdiği oyuncaklarından pandayı belki canlı olarak göremeyeceği, büyük kedi diye gösterdiğim kaplanı sadece fotoğraflardan bilecek olması demek.
Peki Türkiye'de hayvanlar yok olmuyor mu? Benim ilk aklıma gelen ve maalesef parmakla sayılacak kadar az sayıda bulunan Anadolu Vaşağı var. Kedigillerin en güzellerinden birisiydi. Sonra kelaynaklar da maalesef nesli tükenenler arasında. 2000 yılında 42 adet kaldığı bilinen kelaynak, şu anda maalesef sadece kelime dağarcığımızın bir parçası.
Aynı şey denizlerimizin en lezzetli, en asi balığı Lüfer'in de başına gelmesin.
Defne yaprağı, Çinekop, Sarıkanat, Kofana... Hepsi aslında lüfer demek. Nasıl mı? 10 cm'den küçük haline defne yaprağı, 10-15 cm aralığındaki haline çinekop, 15-20 cm aralığındaki haline sarıkanat demişiz. Bu boydan sonrasına ise lüfer diyoruz. Ve lüfer ancak 24 cm boyuna geldiğinde gelecek yılın minik defne yaprakları için yumurtluyor. Sonra erginleşip Kofana diye adlandırdığımız evreye geçiyor.Eğer biz çinekop ve sarıkanat yemeğe devam edersek bir daha hiçbir zaman lüfer yiyemeyeceğiz. Hatta bırakın lüferi bir kaç yıl içerisinde çinekop ve sarıkanat da yiyemeyeceğiz. Hesap çok basit. Lüfer yoksa, yumurta yok. Yumurta yoksa defne yaprağı, çinekop ve sarıkanat da yok...
Çinekop ve sarıkanat almayın! Satılmasına da müsade etmeyin!
Benim bir karışım 22cm... Balıkçıda 1 karışımdan küçük çinekop veya sarıkanat gördüğümde yaptığım ilk iş cep telefonumu çıkartıp 174'ü aramak oluyor. Çünkü 20cm'den küçük balık satmak kanunen yasak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Güvenli Gıda hattı şikayetimi alıp adresini verdiğim yere inceleme ekibi yolluyor. Sonra bilgi edinme yasasına istinaden istersem bana araştırma sonucunu da bildiriyor.