Sular Seller Gibi...
Salı günü evimizi su bastı.
Ankara'ya taÅındıÄımızdan bu yana evde baÅımıza gelmeyen bir bu kalmıÅtı. Ãok Åükür onu da hasarsız atlattık.
HerÅey salı sabahı öÄleden sonra gideceÄim küçük bir toplantıya götürmek üzere kek piÅirken baÅladı. Kekimi fırına verip bulaÅıÄını topladıktan sonra ellerimi son kez yıkamak için musluÄu açtıÄımda su yoktu. İki dakika önce akan su kesilmiÅti.
Suyun kesilmesini küresel ısınmaya ve bu kıŠhiç yaÄmur almayan Ankara'nın barajlarında su kalmadıÄına baÄladım. Bir yandan kesinti yapılacaÄının neden duyurulmadıÄına kızarken bir yandan da çaydanlıÄın altındaki sıcak içme suyu ile ellerimi duruladım. Tam bu sırada kapı çaldı. Kapıcımız "Su faturasını ödememiÅsiniz. Suyunuzu kestiler" dedi. Å?aÅkınlıÄımı tahmin edebiliyorsunuzdur. Her halde adamcaÄızın suratına o kadar ne yapacaÄını bilmeyen, anlamsız bir ifadeyle bakmıÅım ki, "Siz parayı bana verin, ben hallederim" dedi.
Bütün muslukların kapalı olduÄundan emin olarak, kekimi de alıp çıktım. AkÅam eve dönüŠyolundayken eÅimden bir telefon aldım "hayatım sen suları kapatmıŠmıydın?" diyordu. Cevabım kesindi "tabii ki." "Eee... O zaman evi nasıl su bastı?" dediÄindeki ÅaÅkınlıÄım sabahkinden kat ve kat fazlaydı. O panik ve ÅaÅkınlıkla eve nasıl geldiÄimi bilmiyorum.
Kapıdan girdiÄimde yerde iki parmak yüksekliÄindeki suyu görünce "Åimdi ne yapacaÄım" dedim. Allah'tan eÄim salon tarafına deÄil, yatak odası tarafınaymıÅ. Yoksa salondaki parkelerin ne hale geleceÄini hayal bile etmek istemiyorum.
İlk ÅaÅkınlıÄımı attıktan sonra kriz masasını kurup bir pizza söyledim. Suların içinde pizzamızı yedikten sonra iÅe koyulduk. YaklaÅık 2 saatlik bir su çekme operasyonundan sonra holdeki ve giyinme odasındaki halı dıÅında heryeri kurutmuÅtuk. Holdeki halıyı kalorifer yanına taÅıdık. Giyinme odasındaki duvardan duvara halının üzerine gazeteler serip suyunu çektirdik. Ki bu iÅleme gazeteleri saat baÅı deÄiÅtirmek suretiyle halâ devam ediyorum. (Kokmasın diye de havanın - bilmem kaç olmasına aldırmadan camı açık bırakıyorum.)
O gece nasıl derin uykulara dalÄımı tahmin edersiniz. Sabah üzerimde bir kırıklıkla uyandım. Canım yataktan çıkmak bile istemedi. Nitekim akÅam davetli olduÄumuz yemeÄe gideceÄimiz saate kadar da çıkmadım desem yeridir. ÃÄleye doÄru biraz ateÅim çıktı. AteÅ düÅürücü aramak için yataktan çıktıÄım sırada kapı çalındı. Kapıcımız dün ödediÄi faturaları getirmiÅti. TeÅekkür edip aldım. YataÄa geri dönüp faturalara göz gezdirdiÄimde, baÅıma iki gündür gelenlerin kendi suçum olmadıÄını, herÅeyin ev sahibimizin aÄustos ayında 8 YTL'lk bir faturayı ödememesinden kaynaklandıÄını anladıÄım an ateÅim biraz daha artmıŠgibi geldi. 8 YTL'lik bir faturanın 60 YTL açma kapama gibi bir baÅka faturaya, evin göl haline dönmesine, üÅütüp, hasta olmama neden olduÄunu kabul etmek çok zor oldu.