2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

Kışa Doğru

24 Ağustos 2005
Kışa Doğru

Havalar serinledi. Geceleri üşüyorum. Sonbahar adım adım yaklaşıyor. Güneş daha erken denizin ardında kayboluyor. Bunaltıcı sıcaklar geride kaldı. Ve bütün bunlar beni üzüyor. Yazın gelmesini beklediğim gibi kışın gelmesini bekleyemiyorum. İlkbaharda nasıl enerji doluyorsam sonbaharda bütün enerjim iliklerimden akıp gidiyor.

Sonbaharı hüzünlü buluyorum. İnsanlarda da bir hüzün oluyor. Hilmi Yavuz'un dediği gibi "Hüzün ki en çok yakışandır bize / Belki de en çok anladığımız.." Belki de insanlardaki hüzünü bu mevsimde daha iyi anladığım için sevmiyorum.

Aslına bakılırsa ben bir sonbahar çocuğuyum. Zaten sonbaharda en sevdiğim gün de doğumgünüm. Onun dışında neleri severim diye düşünüyorum. Aklıma hiçbir şey gelmiyor. Kışa dair sevdiklerimi düşünüyorum. Sadece kestane kebap, o kadar. Bütün kışa kestane uğruna katlanılır mı? Katlanılır. Biraz daha düşünüyorum. Ayva tatlısı geliyor aklıma. Kıpkırmızı, bol kaymaklı bir ayva tatlısı. Başka başka derken aklıma son baharın en sevdiğim tarafı geliveriyor. Ekimle beraber başlayan lüfer mevsimi. Oh neyse sonbaharı kurtaracak kadar lezzetli birşey buldum.

Domates Küpleri

Kış için hazırlıklara başladım. Bol bol domates aldım. Robottan geçirip püre yaptım. Püreleri biraz zeytinyağında tuzla kavurdum. Buz kalıplarının içinde dondurup domates küpleri elde ettim. Kışın yemeklere birer ikişer atacağım.

Sonra lüferin yanında canım kesin deniz börülcesi ister dedim. Üç dört demet deniz börülcesini kabaca ayıklayıp haşladım. Buzdolabı poşetlerine birer öğünlük böldüm, derin dondurucuya attım. Gerektiğinde kaynar suda üç dakikada açılıp, kılçıklarını temizledikten sonra yemeye hazır hale gelecekler.

Yazın başında dondurucuya enginar istiflemiştim. Tabi ki iyice limonladıktan sonra. Bazıları iki, üç dakika sıcak suya batırıp çıkartarak da dondurucuya kaldırıyor. Ben lüzum görmedim. Suya batırıp çıkartıktan sonra enginarları salata yapıp yememek için kendimi zor zaptederdim.

Eh enginar baklasız olmaz değil mi? Biraz da bakla ayıklayıp buzdolabı poşetlerine koyup hiçbir işleme tabi tutmadan dondurucuya kaldırdım.

Bakla ve enginar için dereotu da lazım. Maydanozları ve dereotlarını iyice temizleyip robotta kıydıktan sonra kutularla dondurucuya koydum. Ben bunu yaz kış hep yapıyorum. Her defasında temizlemek benim sabrımı aşıyor da ondan.

Yapraklar tazeyken fazla alıp, yıkadıktan sonra dondurucuya kaldırmıştım. Artık kışın canım istediğinde nereden salamura yaprağı bulacağım diye düşünmeyeceğim.

Sonra barbunya ve bezelye sakladım. Kabuklarını temizledikten sonra iyice yıkadım. Sonra da poşetlerin dibine birer kabuğu soyulup dilimlenmiş domates koydum. Üzerine sebzeleri, en üste yine domates. Sonra ağızlarını bir güzel bağlayıp saklanbaç alanındaki yerlerine kaldırdım.

Taze fasulye yerine değişiklik olsun diye börülce koydum bu sene. Fasulyenin yerini tutar mı? Tutmaz ama olsun.

Bu sene vişneleri reçel yaptığım için dondurucuya koyamadım. Ne alakâ diyebilirsiniz. Haklısınız. Çekirdekler ayıkla ayıkla bitmiyor da ondan. Vişne yerine bu sene çilek sosu hazırlayıp kaldırdım. Onlarla bir peykek yapmayı düşünüyorum.

En son mısır koymayı planlıyorum. Ama henüz karar veremedim. Kaynattıktan sonra mı koyayım kaynatmadan mı koyayım. Geç olmadan karar versem iyi olacak.

Bir de dondurucuyu açtığımda üzerime yıkılmalarını nasıl engelleyeceğim konusunda fikri olan varsa lütfen söylesin.

Bunlar da olur