Bıçak mı dediniz?
Evdeki bıçaklarımdan pek de memnun olmadığımdan olsa gerek bıçaklar hakkında daha sık düşünmeye başladım. İyi bıçak nasıl olmalı konusunda internette bir araştırma yaptığımda onlarca büyük markanın onlarca çeşit bıçak ürettiğini gördüm.
Bir akşam salata yaparken doğramaya çalıştığımı salatalıklarla mücadele canıma tak edince Eyüp Kemal Sevinç'i arayıp 'ben bıçak alacağım ama, ne marka nasıl olacak bilmiyorum' dedim. Önce beni çileden çıkartan salatalığı merak ettiğini söyleyen kahkahalar çınladı telefonda. Ardından da kendi bıçaklarından ve nasıl bıçak seçileceğinden bahsetti kısacık. Bıçak elime uygun olmalıymış, tabi kaldırabileceğim ağırlıkta da olmalıymış. Sonra çeliği mutlaka çok iyi, gövdesi ile sapı yekpare olmalıymış...
Bu görüşmenin ardından başka sorular oluştu kafamda. İnternette ben nasıl deneyip anlayacağım, en uygun bıçağın benim için hangisi olduğunu?.. Evde kullandıklarımdan şekil olarak en uygununun ne olduğunu biliyorum da hafifliği büyük soru işareti. Hobim Lezzet okuluna Eyüp'ü görmeye gittiğim bir gün bıçaklarını denememe izin verdi. İşte o an hangi bıçağı alacağımı da anladım.
İstediğim bıçağın ne olduğunu buldum ama bu defa da Türkiye'ye nasıl getirteceğim sorusu çıktı karşıma. Bıçak bu postalayın denmiyor maalesef. Oraya buraya bakarken, eşimin iş seyahati çıktı. Genelde, ayrı kalacağımız için hep içim burulur, pek bir hüzünlü olurum. O seyahtini söylediğinde gözlerim parlamış olacak ki, 'bu defa ne istiyorsun' diye sordu? Size anlattıklarımı ona da uzun uzun anlattım. Pek heyecanlanmışım ki benim hikayem bittiğinde sevgi ile gülümsüyordu. 'Beni terörist diye içeri atarlarsa arkamdan ağlarsın artık' diyerek getirmeyi kabul etti.
Hemen Amazon'a girip bıçağımı sipariş vermek istedim. Ama o da ne stokta yokmuş. Tamam istediğim boy ve model yok, üzülmüyorum, ikinci rahat ettiğim modelden alacağım. Memnun kalırsam en rahat ettiğimden daha sonra alırım diyerek aynı markanın oluklu santaku bıçağından aldım. Tabi eşimi terörist sanmasınlar diye bir kaç tane de yemek kitabı atıverdim sepete.
Eşim iki gün önce geldi. Tabi yanında da bıçağımla beraber. Nedense geldiğinden beri, ekmekleri, meyveleri dilimlemek için içimde dayanılmaz bir istek var. Salatalıklarla ikinci randevumuzda gülen taraf bıçağımla ben olduk. Bir bıçak insanın mutfakla arasındaki ilişkiyi bu kadar etkiler mi diye şaşırmadan edemiyorum. Şimdi de bıçak nasıl saklanır, nasıl korunmalıdır konusunda uzun uzun okuyorum. Ama galiba nasıl bileneceği konusunda Hobim Lezzet Okuluna ufak bir ziyaret gerekiyor.