2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

Serseri Mayın

21 Haziran 2011
Serseri Mayın

İnsanlar bebekleri neden sever hiç anlamadığım konulardandı. Kardeşim, arkadaşlarım bir bebek gördüklerinde birden kendi bebekliklerine dönüp, onu kucaklarına alıp saatlerce kolunu bacağını çekiştirip durur, o güldükçe de mutluluktan anlaşılmaz bir havaya girerlerdi.

35 yaşıma kadar toplasanız 3-5 tane bebeği kucağıma almış, onunla 10 dakikadan uzun vakit geçirmişimdir. Geçenlerde birisi söylüyordu 'anne, babalarını sevince veletlerini de çok seviyorsun' diye. Kucağıma aldığım bir elin parmakları ile sınırlı sayıdaki bebeklerin de ortak özellikleri böylece ortaya çıkmış oluyor.

Bebeklerle ilişkim bu haldeyken, 3-4 yaşına gelmiş çocuklarla ilişkim bambaşka kulvarlardaydı. Bitmek tükenmek bilmez 'neden' sorularına saatlerce cevap verebilir, uydurma oyunları günlerce devam ettirebilirdim. Sayısız oyun arkadaşım oldu bugüne kadar. Benimle oynamak için annelerinin başını yiyen, bol miktarda misafir ağırladım.

Bundan yedi yıl önce evlendiğim adam çocukların kalbindeki tahtımı sarstı. Benimle oynamak için çıldıran çocuklar teker teker onun safına geçtiler. Eh duyular karşılıklıydı. Eşim onları çok seviyordu, onlar da haklı olarak eşimi. Üstelik o benim gibi sınıflandırıcı da değildi. Doğduğu andan itibaren her türlü ufak varlığı sevebilme kapasitesindeydi.

Hamile kaldığımı öğrendiğim gün, bu bebeğe bakıp bakamayacağımı geçiyorum sevip sevemeyeceğimi bile bilmiyordum. Eşim ise 'mutlaka seversin' fikrinde ısrarcıydı. Hamilelik öyle büyüleyici bir süreç ki yüzünü görmediğiniz, sesini duymadığınız birisine tutkuyla bağlanıyorsunuz. Onun içinizdeki hareketlerinin müptelası olup çıkıyorsunuz. Daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum ki. Ultrasondaki o kargacık burgacık siyah beyaz şeyi görmeyi özlüyorsunuz.

Şimdi geçen 40 haftaya bakıyorum da ben ne zaman, sokakta gördüğü her bebeğe agucuk gugucuklar yapan bir insan haline geldim hiç bilmiyorum. Kaburgalarıma dayanan ayağı tutup, 'sen çık, ben seni nasıl yiyeceğim' diye konuşurken buluyorum kendimi. Eşim neredeyse hergün bendeki değişiklikleri şaşkınlıkla seyrettiğini söylüyor.

Bugün tam 40 haftanın dolduğu gün. Etrafta her an patlamaya hazır, serseri mayın gibi dolanıyorum. Gerçi dün yapılan muayeneye göre bizim ufaklığın keyfi çok yerinde ve gelmeye henüz niyeti yok. Ama ben son 2 haftadır her sabah bugün bir aksiyon yaşanacak mı diye uyanıyorum... Artık her an herşey olabilir.

Hamilelik boyunca yaşadıklarımla ilgili bir sürü yazı yazdım. Belki siz onları okurken bendeki değişimin nerede başladığına dair ipuçlarını yakalarsınız. Bundan sonra muhtemelen her zaman sorduğunuz bebek maması tariflerini de yazmaya başlayacağım. Ama onlar için biraz daha vakit var. Önce bizim ufaklık dünyaya sağlıkla gelmeye karar versin de...

Link

12.10.2010 Hamile miyim? 21.10.2010 Hamilelikte Sık Tuvalete Çıkmak 26.10.2010 Hamile Kadının iş listesi 27.10.2010 Sabah bulantısı 29.10.2010 Hamilelikte bulantının sebepleri 30.10.2010 Hamilelikte Kusmak 09.11.2010 Hamilelikte Seyahat 28.11.2010 Hamilelikte Spor 05.12.2010 Hamilelikte Kramplar 07.12.2010 Çatlaklar ve Kremler 15.12.2010 Hamile Kıyafeti Aranıyor 01.01.2011 Sufi 25.01.2011 İlk Hareket 26.01.2011 Aşeriyor muyum? 12.02.2011 Bebek kime benzeyecek? 15.02.2011 Başka bebekler 18.02.2011 Anne karnındaki bebeğe masallar 11.03.2011 Emniyet Kemeri 13.04.2011 Hamilelikte Kabızlık 20.04.2010 Fionanın ayakları 30.04.2010 Hastane Çantası 08.05.2011 İlk anneler günü 14.05.2011 Bebek partisi 06.06.2011 Hamilelikte Diş Tedavisi 18.06.2011 Hamilelikte Özleyeceğim Şeyler 21.06.2011 Serseri Mayın 25.06.2011 Escher'in Dünyasında

Bunlar da olur