O kadar iyi ki...
Bugün geride bıraktığımız yedi yılı düşünürken, aklıma hatırladıkça güldüğüm bir olay geldi.
Barış ile nişanlanalı bir kaç hafta olmuştu. Aile dostlarımızdan birisini ziyarete gitmiştim. Sohbete her zamanki gibi aile eşrafının sağlığı sıhati sorularak başlanıldı. Sıra ‘Barış nasıl’ sorusuna geldiğinde verdiğim cevabı hatırladıkça halâ kahkahalara boğuluyorum. ‘Ayy... O kadar iyi ki... Hem sadece bana karşı değil. Herkese ve herşeye karşı.’Aile dostumuzun bakışları da doğal olarak gözümün önünden gitmiyor. Karşımdakilerin yüzündeki ifadeden, söylediğimde bir gariplik olduğunu anlayıp hızlıca cevabımı gözden geçiriyorum. Biraz utanmış, biraz da hiçbir şey yokmuş havalarında tekrar söze başlıyorum: ‘Bu ara baya çalışıyor. Size de çok selamları var.’ Aile dostumuz bir yandan gülerken bir yandan da ‘insanın evleneceği kişi için bu kadar güzel şeyler hissedip, düşünmesinden daha iyi ne olabilir ki? Allah, bir yastıkta kocatıp, mesut etsin’ diyor.
Geçen yedi yılda o gün boş bulunup verdiğim cevabın Barış’ı anlatmak için çok eksik olduğunu öğrendim. O sadece iyi değil aynı zamanda sevgi dolu. Üstelik sadece bana karşı değil. Herkese ve herşeye karşı...
*Fotoğraf Hürriyet Aile ekibi tarafından röportaja geldiklerinde çekilmişti.