Kayıp Turistler
Bugün İstanbul'daki bütün toplu taşıma araçlarını kullanarak Çengelköy'den Ataköy'e gittim. Önce motora ardından belediye otobüsüne, sonra tramvay'a oradan metroya aktarmalar yaparak 1 saat 20 dakikada gideceğim yere vardım. Yorucu olsa da arada böyle yolculuklar yapmayı seviyorum. Değişik insanları inceleme fırsatı oluyor.
Zeytinburnu'nda tramvaydan inip metroya geçerken Sultanahmet'te bindiklerini gördüğüm turist aileyi tekrar gördüm. Bir levhanın karşısına geçmiş şaşkın şakın bakıyorlardı. Levhayı gördüğümde dertlerini anladım. Ne yöne gideceklerini bilemiyorlardı. Yanlarındaki valizlerden havaalanına gidecekleri aşikardı. Yaklaşıp havalimanı için sağ tarafa gitmeleri gerektiğini söyledim. Tekrar gerekirse diye havaalanı yazısını gösterip "airport"un Türkçe'si olduğunu izah edip Fransızca teşekkürleri kabul edip ayrılacakken az ileride Koreli bir çiftin benzer şekilde mavi levhanın önünde dikildiğini gördüm. Soru sormaya çalıştıkları bir amca elini sallayarak İngilizce bilmediğini işaret etti. Onlara da yardım ettikten sonra güvenlik görevlilerine konuyu sormaya karar verdim.
Durumu anlattığım görevli "haklısınız biz fark eder etmez yardımcı oluyoruz, ama bu çözüm değil" dedi. Haklıydı. Çözüm değildi. Bu arada bindiğim metroda güzergahtaki belli başlı yerler İngilizce olarak da yazılmıştı. Son noktada yazılması bir işe yaramazdı ki...
Peki ne yapılabilirdi? Cevap çok basitti. Otoyollardaki gibi küçücük bir uçak resmi havaalanı yazısının yanına konulabilirdi. Değil mi?