2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

Jimmy Wales Akşam ne yiyecek?

18 Ocak 2008
Jimmy Wales Akşam ne yiyecek?
Jimmy Wales
Dün bahsetmiştim; bugün Altivi'nin davetlisi olarak gelen Jimmy Wales'i dinlemeye Esma Sultan Yalısı'na gittim. Sabahın ilk saatlerinde hiç kimse yokken Ortaköy ne kadar farklıydı. Aslında bu yazının başlığı "herşey güven ile alâkalı" olacaktı. Ancak konferans sırasında yazının başlığını değiştirip içeriğini değiştirmeyecek keyifli anlar yaşadım.

Esma Sultan Yalısı'na girer girmez blog camiasının en tanınmış isimleri ile derin bir sohbete daldık. Bir saatten fazla zamanın nasıl geçtiğini pek fark etmedim.

Beklediğimden kısa süren ve bu nedenle beni çok mutlu eden açılış konuşmasından sonra Jimmy Wales kürsüdeydi. Yaklaşık iki saat süren toplantıda bildiğimiz bilmediğimiz birçok şeyden bahsedildi. Benim dikkatimi çeken konuları kısaca sizlere aktarmaya çalışayım.

Öncelikle Wikipedia'nın çok popüler olduğundan bahsetti. Alexa'ya göre dünyanın en çok ziyaret edilen 8. sitesiymiş. Bunu normal karşılıyor. Ama ilgisini çeken asıl konu, Wikipedia'nın İran'da 14. sırada olması. Muhafazakar olarak bilinen İran'da kısıtlamaların olmaması ve bu kadar ziyaret edilmesine şaşırdığını söyledi.

Wikipedia'da İngilizce içerik bütün içeriğin 1/3'ü kadarmış. Afrikaans dilinde 8000 içerik/makale olduğunu, şu sıralarda en önem verdiği şeyin Afrika ülkelerinde yaygınlaşmak olduğunu söyledi.

Konuşmanın en komik bölümü bir blogcunun Jimmy Wales'e gönderdiği fotoğraftı. Fotoğraf Pekin'de bir restoranın menüsüne ait. Fotoğrafa göre Wikipedia yenilebilir birşey. Bunun tercüme yapılırken oluşmuş birşey olabileceğini söylediğinde aklıma "translated chicken" tercümesi geldi. Bilginiz olsun, yumurtalısı ve acılısı da varmış.

En ilgi çekici bölüm Hindistan Delhi'de Sanghan Viar adlı bölgenin video görüntüleriydi. Gecekondulardan oluşan bu yerleşim merkezinde devlet tarafından yapılmış okul, su, yol ya da buna benzer bir hizmet yok. Elektrik bir sene önce gelmiş. Okullar orada okuyanlardan alınan aylık 2 dolarla kurulmuş ve işletiliyormuş. Peki Wikipedia'nın burada işi ne? Bu tür bölgelere bile nasıl ulaşırız sorusuna cevap bulabilmek tabiki.

Aynı sebeple Güney Afrika'da bir üniversitede "Wikipedia Akademisi" kurulmuş. Burada öğrencilerin toplanıp içerik üretmeleri sağlanıyormuş. İlk başta dediğim gibi bu Afrika dillerindeki içeriği arttırmakla ilgili bir proje. Gelecekte tüm Afrika ülkelerine yayılmayı istiyorlarmış.

Google konuşmaları sever!

Benim için konuşmanın en önemli iki cümlesinden birisi: "Google konuşmaları sever!"

Tabi yeni projelerden de bahsedildi. Bir arama programı üzerinde çalıştıklarından bahsetti. Geçen hafta bu çalışmayı duyurduklarında çıkan bir derginin kapağında yazan "Google'ın korkulu rüyası" deyiminin şimdilik yersiz olduğunu altını çizerek belirtti. Hatta "Google'dan önce internet çok feciydi" diyerek Google'a bakışını en güzel şekilde ifade etti.

Wikipedia için en önemli konunun tarafsızlık olduğunu defalarca tekrar eden Wales, buna örnek olarak İsrail- Filistin makalelerini verdi.

Konuşmasında bloglardan da bahsetti. Gönüllü yazarların, blogcuların yapamayacağı bazı şeyler olduğundan, bu nedenle gazetelerin her zaman yerlerini koruyacağını söyledi. Tabi ki bunu tarafsız olabilen gazeteler için söylüyordu. Örnek olarak savaş muhabirliğini verdi. Hiçbir gönüllü sadece gidip savaşı yazmaz. Bir taraf oldukları için yazarlar. Tabi bunun tersinin olduğu durumları da açıkladı. Spor yazarlığı gibi. "Bir spor yorumcusu iseniz dikkat edin. İşinizi üstüne para verip yapmak isteyenler olabilir" dediğinde küçük bir kıkırdama duyuldu.

Biz yazarlara güveniyoruz. Wikipedia bu güven üzerine kurulu.

Wikipedia'nın güvenilirliği konusunda sık tartışmalar olduğundan bahsedildiğinde verdiği örnek çok çarpıcıydı. Kendi ağzından aktarayım: "Bir restoran düşünün. İçinde tabaklar, yiyecekler ve bıçaklar var. Elinde bıçak olan bir adam düşünün. - Bu sırada sapık filminden fırlamış gibi görünen bir fotoğraf vardı ekranda- Çok tehlikeli olabilir. Çok fena işler yapabilir. Ancak, bu ihtimal yüzünden biz dışarıda yemek yememezlik yapmıyoruz. Restoranda eline her bıçak alan adama güveniyoruz. Güvenimizi kötü yönde kullanan birisi çıkarsa polis ve gerekirse ambulans olaya müdahale ediyor. Biz de yazarlara güveniyoruz. Wikipedia bu güven üzerine kurulu. İçlerinde kötü niyetliler olabilir. Ama diğerleri onun yaptıklarına müdahale edebilirler. Bunların sayısı bir restoranda size bıçakla saldıracak adamlar kadar az."

"Biz yazarlara güveniyoruz. Wikipedia bu güven üzerine kurulu." ifadesi de bence konuşmanın en önemli ikinci cümlesiydi. Beni yıllar öncesine götürdü. İlk iş günüme... İlk patronumun bana ilk söylediği şeyi "iş ilişkileri karşılıklı güvene dayalıdır"ı hatırlattı. Yıllardır iş hayatımın temelini oluşturan bu cümleyi Jimmy Wales gibi birisinden tekrar duymak çok hoştu.

Wordpress'in kapatılması ile ilgili gelen bir soruyu, kendilerinin sitesine 2 yıldır Çin'den ulaşılamadığını söyleyerek yanıtladı. Tabi ki bu durumdan hoşnut olmadıklarını, çözmek için çaba sarf edebileceklerini de ekledi.

Bir başka soru ile şaşırtıcı ve düşündürücü 12 cevabını aldık. Soru "Wikipedia'da kaç kişi çalışıyor?"du.

Yazının başlığını değiştiren olay ise soru cevap kısmı ile konuşma arasında verilen çay molasında gerçekleşti. Ben fotoğrafını çekmek istediğimi kendisine iletirken Türkiye'nin en çok okunan yemek bloglarından birisinin sahibi olduğumu söyledim. Hiç beklemediğim cevap bunun üstüne geldi: "Yarın gideceğim bugün akşam ne yemeliyim?" Kendisine ayak üstü birkaç şey saydım. Hemen yazmamı istedi. Bir kağıda en sevdiğim yemekleri, İskender kebap, Kuru patlıcan dolması, zeytinyağlı sarma ve mantıyı yazdım. Yiyebileceği yerler hakkında da küçük fikirler verecekken görevli bayan akşam yemeği için bir organizasyona katılacaklarını ama menüde olması için bir şeyler yapacağı konusunda kendisine bilgi verdi. Neden künefeyi listeye yazmadığımı inanın ben de bilmiyorum...

Katılmaktan memnuniyet duyduğum bir toplantı daha işte böyle geçti.

Bunlar da olur