ilk adım pikniği
İlk adımlarını, 8. ayına günler kala uçakta atmaya başlayan Sûfîciğim ile düşe kalka iki ay geçirdik. Ben sırtımın ağrısından, o bacaklarındaki morluklardan illah dedi. Sûfî'nin doğumuyla twitter'dan tanıştığım anneler her daim yardıma koştukları gibi bunda da yanımdaydılar. Kendi çocuklarının ilk adım arabalarını getirdiler, ben soluklanayım diye Sûfî ile yürüyüşe çıktılar, morluklarına merhem sürdüler... Kısacası kendi bebekleri gibi onunla da benimle de ilgilendiler.
[image lightbox="true" height="800"]ÖLÜGÖRSEL
Havaların güzelleşmesini de fırsat bilip, haftada bir düzenli piknikler yapmaya başladık. Bunların birisinde konu tatil programına geldi. Herkes haziran sonunda bir yerlerde olacağını söylediğinde ağzımdan 'eee... Sûfî'nin yaşgününü kutlamayacak mıyız?' sözleri dökülüverdi. Herkesi aldı mı bir dert...
[blockquote align="left" style="style1"]Havaların güzelleşmesini de fırsat bilip, haftada bir düzenli piknikler yapmaya başladık.[/blockquote]
Ben doğumgünü yapıp yapmayacağıma bile karar vermemişken, günlerce bu konu üzerinde yazıldı çizildi. Dişi olmayan Sûfî'ye diş buğdayı yapmaktan tutun da iki ay öncesinden yaşgününü kutlamak gibi fikirler havada uçuşurken, Sûfî'nin kendi kendine ilk adımlarını paylaştım. Yine bir twitter annesi olan Zeynep 'ilk adım çöreği yaparsınız artık' diyerek, farkında olmadan çok büyük bir derdi de ortadan kaldırdı.
Çocukların koşup eğlenceği ilk adım partimizin, piknik şeklinde olması herkes açısından büyük rahatlık olacağı kanaatine de vardığımızdan. Hazırlıklara başladık. Hazırlık dediğime bakmayın.Sadece tarih kararlaştırmaktan ibaret. 10 kişinin bebeklerinin uyku saatlerini, işlerini güçlerinin kesişim kümesini bulmak pek zor.
En uygun tarihi bulduk bulmasına da hava müsade etmedi. 1 ay boyunca her gün tarih değiştirdikten sonra en nihayetinde 1 haziran günü 'Sûfî'nin İlk Adım Pikniği'ni yapabildik. Sûfî piknikten 3 saat kadar önce oturduğu yerden kalkıp, bana doğru yürüdüğünde gözlerim yaşla doldu... Sanki bütün ertelemeler bu an içindi. Gerçekten adına yakışır bir piknik olsun diye beklemişti.
Piknik yerine gittiğimde Handem'in bütün hamaratlığını konuşturduğunu gördüm. Ufak tefek herşeyi düşünmüştü... Tüm ekibin hazırladıkları ile şahane bir soframız, etrafımızda cıvıl cıvıl koşan çocuklarımızla nefis bir gün geçirdik. Hepsine buradan çok çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Meraklısına
- Bebekler ilk adım attıklarında annesi çörek yapıp bir tanesinin içine para koyarmış. Ailenin yakınlarına çörek dağıtılır, para çıkan bebeğe hediye alırmış. Ben piknik için çocukların da severek yiyeceği pancakeler yaptım. Hediyeye ihtiyaç olmadığından, birlikte olmak için bu kadar çabalamanın bile bizim için en değerli hediye olduğunu düşündüğümden, hepsinin içine fındık koydum. Her yiyen bana çıktı deyip durdu.
- Çörekler yendikten sonra, yürümeye başlayan bebeğin ayakları hafifçe bir kurdele ile bağlanırmış. Önünden ailenin hareketli çocukları koşturulurken, yine seri yürüyen birisi de bebeğin ayağındaki kurdeleyi kesip, çocuğu kösteklerden kurtarırmış. Biz de eksik kalmasın diye kurdelemizi bağlayıp, kaydıraktan scooter'ı ile ineceğim diye tutturan Koray'a kestirdik... Hata mı ettik bilmiyorum. Daha akşamına koltuk tepesine çıkmaya çalışıyordu :)
*Fotoğraflar Yeşim Mutlu tarafından çekilmiştir. Kendisine buradan tekrar teşekkür ederiz.