2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

Evrensel Deha

24 Mart 2007
Evrensel Deha
Leonardo da Vinci

Geçen sene Ocak ayında Türkiye'ye geleceğini duyduğumda çok sevindiğim bir sergiyi gezmek maksadıyla son iki gündür vaktimin çoğunu ODTÜ'de geçirdim.

"Leonardo: Evrensel Deha"

Öncelikle yanlış bilinen bir şeyi düzelteyim. Bu sergide yer alan hiçbir obje Leonardo da Vinci tarafından yapılmamıştır. Onun çizimlerinden yola çıkılarak günümüzde yapılmıştır. Malesef sergide rastladığımız birçok ziyaretçi bunu bilmeden dolaşıyorlardı.

Sergiye girebilmek için her iki günde de kırk beşer dakika sıra bekledik. Girişte History Chanel'a ait bir film gösteriliyor. Her iki seferde de seyretme fırsatım olmadı. İçeriye gruplar halinde alınıp rehber tarafından gezdiriliyorsunuz. Tabi bu uygulamada da problemler vardı. İlk gün kendi kendimize gezip her şeyi istediğimiz kadar incelerken, ikinci gün maalesef çok asabi hanım bir rehber tarafından sürekli yönlendirilip, zaman zaman azarlanıldık. Gerçi ben bir gün önce her yeri istediğim gibi gezdiğim için kendisine pek takılmayıp, fotoğraf çektim.

Kataloğunda 40 obje olduğu yazılıydı. Gezerken 40 tane görmüşüz gibi gelmeyince oturup fotoğraflardan saydım. Gerçekten 40 tane görmüşüz.

Leonardo'nun çizimleri beş gruba ayrılmış: mekanizmalar, hava, su, kara, ateş.

Mekanizmalarda günümüzde kullanılan birçok aletin atasını gördük. Birçok mühendisin bildiği, kullandığı bilyeli rulman, kriko ilk aklıma gelenler.

Hava grubunda uçma çalışmalarına bağlı olarak tasarladığı kanatlar, planörler ve yine bugün aynı mantıkla işleyen ama daha gelişmişlerini kullandığımız higrometre (nem ölçer) ve anemometre (rüzgâr ölçer) gördük.

Su bölümündeki objelerden en çok dikkatimi çekenler yüzme bilmeyenleri su üstünde tutmakla ilgiliydi. Suyun üzerinde yürümek için tasarlanmış şamandıraları kullandığımı hayal edip güldüm. Su akımı ile çalışan testereyi gördüğümde ise şaşırdım.

Kara bölümünün en ilginç objesi ipler ve makaralar yardımıyla hareket eden robottu. Zannetmeyin ki yürüyüp koşuyor. Sadece öne eğilip selam veriyor. Yine bu grup içerisinde yer alan bisikleti gördüğümde gülümsedim. Gerçekte ilk kullanılan bisikletin şekli oldukça farklı. Hepinizce malum önde kocaman arkada ise minnacık bir tekerlekten oluşuyor. Hâlbuki Leonardo günümüz bisikletlerinin bir benzerini çizmiş.

Ateş bölümünde ise havan topu, makinalı tüfek ve zırhlı araç vardı.

Sergiden çıktığımızda havan topuna, bisiklete şaşırmış vaziyette dolaşırken birden bire reklâmcılığın bildiklerimizi şaşırtma konusunda ne kadar etkili olduğunu bir kere daha kavradım. Evet. Å?imdi bir düşünün. Leonardo’nun doğumundan tam bir yıl sonrayı düşünün. Yani 1453 yılını. Neler hatırlayacaksınız? Ben Fatih Sultan Mehmet’in toplar döktürüp İstanbul’u fethettiğini hatırlıyorum mesela… Leonardo bu topu çizdiğinde bunun benzerleri kullanılarak, hiçbir zaman işgal edilemeyeceği düşünülen büyük bir şehir ele geçirilmişti. Üstüne üstlük Leonardo bunu sadece çizmişti, hiçbir zaman yapmamıştı. Bu söylediklerim tabi ki Leonardo’nun dehasına halel getirmez. Sadece her söylenene kuru kuruya inanmamak gerektiğini ortaya koyar.

Bence herkesin gezmesi gereken bir sergiydi. Ama keşke serginin tanıtımında denildiği gibi gerçekten interaktif olabilseydi. Rehberlerin en çok tekrarladığı şey “lütfen biraz açılalım”, “yaklaşmayalım lütfen”di. Yukarıda sağ tarafta gördüğünüz "Lütfen Hareket Ettirmeyiniz!" yazısı Ankara'da düzenlenen sergiden, sol tarafta gördüğünüz "Please Touch - Lütfen dokunun" yazısı Chicago Sience Museum'da düzenlenen sergiden.

Linkler

Bunlar da olur