Dizi dizi dizilmişler!
Son zamanlarda farkına vardım ki hep dizi seyrediyoruz. İş çıkışı ile yatma vakti arasında kalan süre ancak buna izin verdiği için olsa gerek. Amerika'daki senaristlerin bağlı olduğu sendikanın eylül ayında greve girmesinden bu yana dizilerin büyük kısmı sezonlarında yalnızca 8-9 bölüm yayınlayabildi.
Öncelikle merakla dördüncü sezonunu beklediğimiz Lost'un eski bölümlerini baştan sona seyredip üzerinde uzun uzun konuştuk. İnternetteki sitelerden teorileri okuduk.
İlk sahnesini görüp vurulduğumuz, iki yıldır hiçbir bölümünü kaçırmadan seyrettiğimiz How I Met Your Mother - Annenizle Nasıl Tanıştım ile kahkahalarımızı engellemenin yolu yok. Çoğu zaman arka arkaya 2-3 bölüm seyrettiğimiz oluyor.
Benim en hoşlandığım diziler listesinin ilk sıralarına yerleşen House Md - Doktor House, karmaşık tibbi vak'aların çözümü üzerine kurulu. Bütün hastaların yalan söylediğine inanan, huysuz doktor House ve ekibinin birbirleriyle çekişmeleri de cabası.
Grevden etkilenip dokuzuncu bölümünde kalan Heroes'u merakla seyrettik.
Pushing Daisies, doğa üstü güçleri olan bir turtacının hayatını anlatıyor. Zannetmeyin ki periler, cadılar etrafta uçuşuyor. Oldukça canlı, insanın içini ısıtan romantik bir dizi.
Daha önce keyifle seyrettiğim Prison Break dizisinin üçüncü sezonu açıkçası beni pek sarmadığından eşim seyredeken ben göz ucuyla takip ediyorum. Ama ne ikinci sezonu ne de üçüncü sezonu birincisinin zevkini vermiyor.
Takıntılarımı arttırdığı için bir süredir Monk seyretmeye ara verdik. Ama yine de ara sıra hakkında konuşmadan edemiyorum.