2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

çocuk fotoğrafı çekmek

27 Mart 2013
çocuk fotoğrafı çekmek

Bazen parklarda görüyorum. Ya da bloglar arasında dolaşırken okuyorum. Çocuğuna dokunulmasından, sevilmesinden rahatsız olan insanlar var. Kendilerine göre haklı sebepleri olabilir. Ama düşündüğümde bir türlü saçının kurcalanıp, şeker şey denmesinden, burnuna biiip yapılmasından neden rahatsız olunduğunu anlayamıyorum. Pislikse sebep, kaydırağı silip parlatan, salıncağı yalayan ufaklıklar çok daha kirli olabiliyorlar. Elbette herşeyin bir sınırı var. Ben bahsettiğim şeylerin yapılmasından rahatsızlık duymuyorum.

Hâl böyleyken benim de tepemin tasını attıran bir konu var. Tanımadığım insanlar tarafından çocuğumun fotoğrafının çekilmesi... O kadar sinirleniyorum ki anlatamam. Hele hele izin alınmamışsa daha da sinirleniyorum. Zaten izin alınsa da anlamıyorum. Ne yapacaksın çekip benim çocuğumun fotoğrafını.

Beni twitter'da, facebook'ta, instagram'da takip edenler bilir. Sûfî'nin bolbol fotoğrafını paylaşırım. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demeyin. Takip edenler yine bilecektir ki. Neredeyse hiç yüzünü paylaşmam. Hep sırttan, tam tepeden, garip açılardan çekerim. Şimdi ben bile paylaşmazken tanımadığım birilerinin ne yapacağı belli olmadan fotoğrafını çekmesine neden izin vereyim ki?

Sufi dün parkta oynarken çevresini öğrenciler sardı. Farkettim ki şakır şukur fotoğrafını çekiyorlar. Sanki çocuk değil de orada öyle bir obje var. Çevresinde dolana dolana çekiyorlar. Çocukcağızım da bu arbede arasında kaydıraktan kaymaya çalışıyor. Kalkıp, çocuğumun fotoğrafının çekilmesini istemediğimi, çekilenlerin de silinmesini istedim. O minicik aklıyla bu ortaokul öğrencileri siliyormuş numarası yapmaya kalkmadılar mı? İşte o an patladım. 'Dünyada zoom tuşuna basınca fotoğraf silen dslr makina bir tek sende var değil mi!' diye çıkıştım. İşten anladığımı anlayınca silmeye başladılar. Ama görüyorum atladıklarını. 'Tek tek alıp kontrol ettirmeyin' diye söylendim. Bir tanesinin buna rağmen atladığını görünce elime alıp silmek zorunda kaldım.

Şimdi bunlar Bilfen'in ortaokul öğrencileri... Çocuk deyip geçeyim. Ama tepelerindeki öğretmen gelip de kusurabakmayın bile demedi. Onu ne yapayım?

Bütün bunlar olurken aklıma başka bir olay geldi. Geçen yaz adaya gittiğimizde bizimkisi bir de gözlüklü şirindi. Gören herkes birbirini dürtüp, işaret ediyordu. Kadının biri ortalıkta dolaşan Sûfî'yi durdurup, saçlarını karıştırdı. Masadaki eski tip telefonunu alıp çat diye fotoğrafını çekti. Ama bizim zıpzıp durmadığından anladığım kadarıyla güzel çıkmadı. Bir daha, bir daha... 'Aaa... Dursana şurda. Çekemiyorum' diye azarladığını duymamla ok gibi atılmam bir oldu. Artık tutmayın beni! Sanıyorum bu hassasiyet bende o zaman başladı.

Bu olaydan 10 dakika sonra yan masaya gelen bir çift kibarca izin isteyerek Sûfî'nin fotoğrafını çekti. Akrabalarının çocukları da gözlük takmalıymış. Ama istemiyormuş...

Sizce de garip bir hassasiyet mi benimkisi? Belki de Sûfî benim koyduğum, yüzünün gözükmediği fotoğrafların bile varlığından hoşlanmayacak... En azından üçüncü şahıslar olmasın değil mi ya...

Bunlar da olur