Bir tasarruf hikayesi
Evlendiğimizde eşimin bekarken aldığı kurutmalı çamaşır makinasını kullanıyorduk. Ben makinayı camdan atmadan başka bir ikinci el makina sahibi olduk. Yurtdışına tayini çıkan kayınbiraderim eşyalarını eşe dosta veriyordu. Bizim kısmetimize de seyahatleri sebebiyle ben diyeyim 10 siz deyin 15 kere kullandığı çamaşır makinası düştü. Alırken beraber seçtiğimizden pek üzerinde durmadım. Zaten yoğun çalışma tempomda makinayı değiştirmeyi düşünüyordum da hangi marka ve model kısmına karar verecek vaktim olmadığından erteliyordum. Kısacası iyi oldu.
Fakat Sufi doğdu doğalı makina bize yetmez oldu. Hele kurutma işini o kadar arar oldum ki sormayın. Özellikle de bezi bıraktığımız ilk zaman... Kış ortasında yorgan kurutmaya çalışmaktan helak oldum.
Bir de alerjiler ve ona bağlı burun tıkanıkları peşimizi bırakmamaya başlayınca doktor 'evde çamaşır asılmayacak; deterjan kullanılmayacak; yorgan, yastık 20 günde bir yıkanacak' deyince kurutmalı makinaya dönüş şart oldu. Üstüne çamaşır makinası sıkmamaya başladı.
Şimdi hep bir ağızdan 'kurutma ayrı çamaşır makinası ayrı al daha iyi' dediğinizi duyuyorum. Evet, daha iyi olabilir, zaman açısında da çok daha verimli olabilir. Ama gelin görün ki evde yer yok... O yüzden araştırdım, soruşturdum, birbirleri ile mukayese ede ede belki yüzlerce forum sayfası okuyup kararımı verdim: Arçelik 9146 YK alacaktım. İstediğim gibi 9kg yıkaması ve antialerjik programı var. En önemlisi de yaygın servisi var -tabi umarım hiç ihtiyaç olmaz-. Karar verdim ama başta kendime koyduğum limitin üstünde bir fiyat çıktı.
İlk yıllarda ekmeği bile internetten alırken şimdilerde internetten alışverişe mesafeli yaklaşmaya başladığımdan hiç fiyat araştırmasına girmedim. Üstelik bu sefer alacağım ürün çok yüksek fiyatlı olduğundan riske de girmek istemedim.
Bir kaç hafta sonra önce metrobüste iki gencin konuşmasına kulak misafiri oldum, ardından da arka masada toplantı yapan bir grup pazarlamacının. Birbirinden habersiz iki grup da aynı siteden bahsediyordu. Biri istediği kulaklığı bu site sayesinde yarı yarıya daha ucuza almıştı. Diğeri ise online satış sitesini bu siteye kaydettirmeyi düşünüyordu. İşte tam size ağızdan ağıza pazarlama örneği. Eve gelince bahsi geçen site (alve.com) neymiş diye girip baktım. Açılış sayfasındaki çamaşır makinası fotoğrafından yola çıkıp almayı düşündüğüm makinayı arattım. Gördüğüm 850 TL daha ucuz fiyat karşısında yaptığım ilk hareket cüzdanımdan kredi kartımı çıkartmak oldu.
Satın aldıktan 2 gün sonra servis makinamı getirip bağladı. İlk işim çift kişilik yorganımızı antialerjik programda yıkamak oldu. Program sonunda yorgan tam kupkuru çıkmadı ama 1,5 saat kalorifer önünde dinlenmek yetti. Bir ay önce iki günde kuruttuğumu ve o kuruma sırasında yorganda oluşan kokuyu hatırlayınca bu kadar geciktiğime yanmadım değil. Ama her işte bir hayır vardır derler ya. Bu da öyle oldu.