2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

Benim Oscar'larım

26 Şubat 2007
Benim Oscar'larım

Bu sabaha karşı "Akademi Ödülleri" nam-ı diğer Oscar ödülleri verildi. Bu sene aday olan filmlerin neredeyse tamamına yakınını seyretmediğimi fark ettim. Genelde Akademi üyeleri ile zevklerimiz pek tutmasa da geçen sene tercihlerini pek beğenmiştim. Bir Oscar töreninin ardından kim ne giymiş konuşulmaya başlanılmadan önce kendi ödüllerimi dağıtayım..

Oscar'larda en iyi erkek - kadın oyuncu ve en iyi film dışında en sevdiğim dallar "animasyon film", "sinematografi", "sanat yönetmenliği", "görüntü efekti"...

Babil - Babel

Bu sene ne en iyi filmi ne de diğer adayları seyrettim. "Babil - Babel" filmini seyretmek için epey konuştuysak da bir türlü kısmet olmadı. Geçen senenin Oscar'ını alan "Çarpışma - Crash" filmine epey benzediğini zannediyorum. Kurgu olarak da benim sevebileceğim bol geçişli bir film olduğunu duymuştum. Nedense Oscar'ı da onun alması gerektiğini düşünüyordum.

Kadın ve erkek oyuncular konusunda yorum yapamayacağım... Çünkü bunca yıldır anlamış değilim. Özellikle de çok başarılı bulduğum Johnny Depp'in bir türlü ödül alamadığı seneleri, Brad Pitt'in hiç aday olmamasını düşününce.

Geçtiğimiz hafta Imax'te seyrettiğimiz "Neşeli Ayaklar - Happy Feet" hakkettiği şekilde Oscar'ına kavuştu. Pekçok kişi seyretikten sonra traktör sevdasına düştüğüm, "Arabalar - Cars"ın bu ödülü alacağını düşündüğünü biliyorum. Animasyon kategorisinde aday olan "Canavar Ev - Monster House" seyredilecek filmler arasındaki yerini hemen aldı.


Dediğim gibi "görüntü efekti - visual effects" filmlerde beni en çok etkileyen, filmi DVD'den seyrediyorsam mutlaka nasıl yapıldığını da seyrettiğim bir konu. Bu sene diğer adayları seyretmesem de "Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı - Pirates Of The Caribbean: Dead Man's Chest" zaten çok iyiydi. Film boyunca midyeleşip, gemiyle birleşen tayfaları seyretmek beni yeterince etkilemiş, daha önce okuduğum bir hikayeyi hatırlatmıştı. Patrick Suskind o hikayesinde her yerin ve kendisinin midyelerle kaplanıp yok olacağına inanan bir adamı anlatıyordu.

Sanat yönetmenliği ve sinematografi bölümleri fotoğraf çekmeye başladıktan sonra ilgimi cezp etmeye başladı. Fotoğraf çekmek filmlerde aradığım özelliklerde de değişiklik yaptı. Eskiden filmi seyretmem için senaryosunun iyi olması yeterli bir sebepken, şimdi kâfi gelmiyor. Bu sene seyrettiğim iki sihirbaz filmi, "İllüzyonist - The Illusionist" sinematografi dalında, "Prestij - The Prestige" de sanat yönetmenliği konusundaki adayımdı. Fakat seyretmediğim bir film her iki dalda da Oscar'ı alarak seyredilecek filmler listeme ilk sıradan girdi. "Pan ın Labirenti - Pan s Labyrinth - El Labirento de Fauno" Meksika - İspanya yapımı bir film olmakla da dikkat çekiyor. Ayrıca Tolkien'i hatırlatır temaları olduğu söyleniyor

Daha önce bahsettiğim "Uygunsuz Gerçek - An Inconvenient Truth" filmi de iki dalda ödül aldı. "Rüya Kızlar - Dreamgirls" filminin üç farklı şarkı ile aday olduğu bir dalda ödül alması biraz düşündürücü olsa da küresel ısınmanın etkisi herhalde diyorum.


Bu törenden sonra seyretmek istediklerim listesine eklenen son film "Küçük Bayan Güneş Işığı - Little Miss Sunshine" oldu. Å?imdilik nedenini bilmediğim bir şekilde içim ısındı diyelim.

Å?imdi sırada kim ne giymiş, kiminle gelmiş kısmı var. Bırakalım onu da moda blogları yazsın...

Linkler

Bunlar da olur