Anzak Günü ve Cehalet
İnanın şu anda sinirden ellerim titriyor. Televizyonda seyredecek birşeyler bulurum umuduyla kanallar arasında dolaşırken Kanal D'de yayınlanan Dobra Dobra programında o andaki hareket dikkatimi çektiği için durdum. Durdum da sinirlerim yerinde duramayıp hoplayıverdi. Avrupa Yakası'ndaki Victoria rolü ile tanıdığımız kızcağız "Bugün Anzak Günü" diyerek sevinçle el çırpıyordu. O sırada gelen bir e-posta okunmuş, ona reaksiyonu bu olmuş. E-postada programı izleyen Avustralya'daki bir okuyucu "bugün Anzak günü nedeniyle işlerimiz tatil, sizi izleyebiliyoruz" mealinde birşeyler yazmış. Bizim kara cahil kız da Avusturalya'da doğup büyüdüğü için sevinçle el çırpıyordu. Diğer cahillerse o günü tebrik edip geçtiler.
Hemen Kanal D'nin numarasını aramaya koyuldum. İzleyici Temsilciliği denilen yere telefon edip hemen ikaz edilmelerini istedim. Hala gördüklerime inanamıyorum.
Anzak Günü nedir?
18 Mart 1915'te kazanılan Çanakkale Deniz Savaşlarından sonra düşman orduları denizden aşamayacakları boğaza çıkartma yapmaya karar vermiştir. 25 Nisan 1915 tarihinde 7 farklı bölgeden Gelibolu yarımadasına çıkartma yapılmıştır. İşte bu çıkartma sırasında ölen Avustralya ve Yeni Zelanda askerleri 1934 yılından beri "Anzak Günü" adı altında bir törenle anılmaktadır.
Çıkartma sırasında ölürlerken öldürmüşlerdir de. O gün sadece Anzaklar için değil biz Türkler için de çok mühimdir. 250.000 kişinin şehit olduğu söylenilen Çanakkale Savaşı'nın başladığı gündür. 18 Martlarda dinlediğimiz efsane niteliğindeki birçok olay aslında 25 Nisan günü başlayan kara savaşlarında olmuştur. Atatürk ve arkadaşları Conk Bayırında bu tarihten sonra savaşmış ve başarıya ulaşmıştır.
Bu kadar anlamlı ve acıklı bir günün kutlanacak, el çırpılarak sevinilecek bir tarafı yoktur. Şimdi anlıyorum ki okullarda 18 Mart ile beraber 25 Nisan günü de dikkati çekecek şekilde anlatılmalı. 10.000 kişiyi her yıl atalarını anmaya uçakla 24 saatten fazla süren bir yolculukla Avusturalya'dan Türkiye'ye getiren, çıkartmanın olduğu saatlerde "Şafak Ayini" düzenleten şuur bizim çocuklarımıza da verilmelidir.