Ankara Üniversitesi Oyuncak Müzesi
Ankara’ya taşındığımız ilk günlerde bir liste yapmıştım. Gitmeyi, görmeyi istediğim yerlerden oluşuyordu. Ankara Üniversitesi Oyuncak Müzesi bu listenin en renkli üyesiydi. Melike’ye gitmek istediğimi söylediğimde muzip bir gülümseme ile “git bakalım” dedi. İlk anda anlam veremesem de birden her şey aydınlandı. Melike de Ankara Üniversitesindeydi ve kesinlikle o yüzden gülüyordu… Aslında daha fazla gülünmeyi hak ediyormuşum da farkında değilmişim.
Nihayet bu konuşmadan aylar sonra sıra oyuncak müzesine geldiğinde Melike’yi arayıp: “Bu hafta içinde sizin okula geleceğim. İstersen görüşelim” dedim. “Tamam, ben senin için müzeden randevu alırım. Öğlen gel beraber yemek yeriz, hem de seninle tanışmak isteyen arkadaşlarım var, onlarla tanışırsın” dedi.
Tam öğle saatinde Ankara Hukuk’un kapısında bekleyen polislere derdimi anlatıp içeri girdim. Hep beraber okulun yemekhanesinde kuru fasulye pilav yedikten sonra Melike’nin odasına çıkıp benim yaptığım vişneli kekler eşliğinde birer çay içtik.
Dedim ya aslında daha fazla gülünmeyi hak ediyormuşum da haberim yokmuş. Çaylarımızı yudumlarken öğrendim ki Melike’nin oda arkadaşı Tülin müzenin sorumlularından birisiymiş. Ve müze Melike’nin odasının iki kat altındaymış.
Müzenin Türkiye’nin ilk oyuncak müzesi olduğunu, tamamen kişisel gayretlerle devam ettiğini, hafta sonları oyuncakları nasıl temizlediklerini anlattılar. Müzede fotoğraf çekmenin yasak olduğunu, sadece genel bir plan çekebileceğimi, çok üzgün olduklarını söylediler.
Bütün bu bilgileri aldıktan sonra aşağıya müzeye indik. Melike ile çok oyuncağım olduğundan ama hiç Fatoş bebeğim olmadığından; en sevdiğim oyuncaklarımın Lego olduğundan; şimdiki Legoların bizim zamanımızdakiler gibi sınırsız hayal gücünü desteklemediğinden; yeni nesilin bu eski tahta arabaları, bez bebekleri gördüklerinde neler düşündüklerinden; çocuğun her yerde çocuk olduğundan, oyun oynamanın faydalarından; çocukken kendimizin yaptığı, babalarımızın yaptığı oyuncaklardan; teknolojik gelişimin oyuncaklar üzerinden nasıl da takip edilebildiğinden ve daha birçok şeyden bahsederek oyuncaklara baktık.
Müzede tahta arabalardan bez bebeklere, teneke otobüslerden plastik bebeklere, uçurtmalardan peluş hayvanlara, metal tencerelerden dikiş makinalarına, topaçlardan müzik kutularına kadar birçok eser var. Eminim müzeyi benim bundan vardı, bundan da vardı diyerek dolaşacaksınız.
Notlar
- Müzeyi ziyarete gitmek için 312. 363 3350/ 3212 nolu telefondan randevu almanız gerekiyor.
- Müze hafta içi 09:00 - 17:00 arası açık.
- Adresi: Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Cemal Gürsel Caddesi Cebeci / Ankara