2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

3. Göz

13 Ağustos 2011
3. Göz

Sûfî'yi ameliyathanede ilk gördüğümde dünyadaki en güzel çocuğu doğurduğumu düşündüm. Bugüne kadar ondan güzel bir bebek görmemiştim. Kirpi yavrusunu pamuğum diye severmiş misali halâ baktığımda ondan güzelini görmediğimi düşünüyorum. Oysaki bir yanım öyle olmadığını biliyor... Her bebek annesine dünyanın en güzel şeyi gibi geliyor.

Sadece şekil olarak güzellikten bahsetmek yanlış olur. Yaptığı her şey güzel... 50 günlük bir bebek ne yapabiliyorsa artık hayal edin. Uyusun diye saatlerce sallayıp, ninni söylüyorsunuz, o size inatçı gözlerle bakıyor, içinizin yağları eriyip gidiyor. Ofiste birisine o kadar saat aynı şeyi anlatmazsınız bile, kapıyı usulca gösterirsiniz.

Hâl böyle olunca beni bir endişe sarmaya başladı. Ya Sûfî büyürken ona karşı objektif olamazsam korkusu. Yapamadığı şeylere bile çok güzel olmuş demek, onu yapabildiğine inandırmak... Yapacağı fena şeylere göz yummaya kadar gidiyor kafamdaki liste.

Olur mu öyle şey demeyin. Geçenlerde bir yerde tanık olduğum olay belki beni düşündüren. Her yeri birbirine katan, başka çocuklara rahat vermediği gibi çevredeki çiçekleri söküp, toprağını insanların tabaklarına atan, 2 yaşlarındaki bir ufaklığı yan masadaki sevimli kızcağız durdurup büyük bir içtenlikle sevmeye başladı. 'Sen çok mu yaramazsın' deyip eline kağıttan bir kayık vermek üzereyken anne atıldı: 'benim oğlum yaramaz değil. Sadece biraz enerji fazlası var.' demez mi. Aşkın gözleri kör etmesi gibi birşey...

İçimdeki şu sıralar en büyük korku, Sûfî ile ilgili herşeye pembe gözlüklerle bakmak ve onu iyi yönlendirememek...

Zaman zaman 3. bir gözüm daha olsa, bizi kuşbakışı seyretsem diye düşünüyorum. O 3. göz oğlumla beraber kör olan gözlerimin yerine baksa da yön verse bize.

Bunlar da olur