1.Türk Yemek Blogları Pikniği
Sürprizlerle dolu bir gün daha geçti. Haber verildiği sırada tarihi yanlış anladığım için gidemeyeceğimi söylediğim pikniğe Ayşem'in de suç ortaklığı ile gizlice sızdım.
Malûm göçebe hayatımız devam ediyor. Piknik için birşeyler yapmayı istesem de malesef hiçbirşey hazırlayamadım. Elimi kolumu sallayarak piknik alanına girip "ben geldim" dedim.
Biraz sonra grup yavaş yavaş toplandı. Masalar birleştirildi. Üzerine örtüler örtüldü ve sayamadığım kadar çeşit teker teker yerini aldı. 4 masaya sığamayanlar etrafa saçıldı. Diğer piknikçilerin şaşkın bakışları altında yemeklerin fotoğrafı çekildi. Sonra da "ay ben bunu bozmaya kıyamam" sesleri altında yemeğe başlanıldı.
Bu şenlik içindeki masadan 1 Ağustos sürprizinin çalışmaları devam ettiği için erken ayrılmak zorunda kaldığım için üzgünüm. Bu satırları yazarken Müge'nin kaşla göz arasında hazırladığı pakettekileri yemek ve Ayşem'in giderken elime tutuşturduğu, almadığımı zannettiği için peşimden koşturup aynısından getiren Burcu'nun sürpriz paketlerinden çıkan minik kurabiye kalıpları üzüntümü biraz hafifletiyor.