0-3 ay en çok kullandığım ürünler
Bu sıra sık sık hangi yatak, hangi bebek arabası, hangi sterilizasyon aleti gibi sorular duyuyorum. O yüzden hangi ürünleri kullandığımızdan bahsetmeye karar verdim. Bu listeyi okurken bazı konulara dikkat etmenizi rica edeceğim: Bebekler malum oldukça hızlı büyüyorlar. Aynı hızda da çevredeki eşyalara ilgileri azalıp çoğalıyor. Tabi her bebeğin huyu suyu da farklı. Bazı şeyleri kimi çok severken kimi çevresinde görmeye tahammül edemiyor. Son olarak mevsimler kullanılan eşyaları değiştiriyor. Bizim bebeğimiz tam yaz çocuğu. Hayatının ilk günlerini yakıcı sıcaklarda geçirdi. Sizin bebeğiniz kış ortasında doğacaksa farklı ihtiyaçlarınız olabilir.
İşte ilk üç ay en çok kullandığımız ürünler
Sûfî için- Emzik: doğumunun 4. gününden itibaren kullanmaya başladık. Canı istemediğinde ağzına bile almıyor. Bazen de onsuz vakit geçirmiyor.
- Askılı bodyler: Gündüz saatlerinde sadece onlarla dolaştı.
- Kollu bodyler: Gece yatarken pijama niyetine giydi. Özellikle önden tam çıçıtlı olanlar. Böylece uyku mayışıklığında kafasından birşeyler geçirip, uykusunu açmadık.
- Bebek küveti: Biz şişme bir tane aldık. Hem seyahate giderken söndürüp yanımızda taşıması kolay hem de plastik olanlara göre daha yumuşak olduğundan bebek içerisinde daha az rahatsızlık çekti.
- TinyLove Dönence: Çok sade bir model seçtik. Arka plandaki siyah beyaz renkler ilk algılayabildiği şekiller olduğu için bayıldı. Yatağına yatırıp dönenceyi çalıştırdığımızda sanki aksiyon filmi seyrediyormuş gibi heyecanlandı.
- Monozebra oyun kartları: İlk aylarda sadece aşırı kontrast renkleri ayırabildiklerinden bu kartlarla saatlerimizi geçirdik. Her bir karta neredeyse 10-15 dakika kesintisiz bakıyordu. İşi daha eğlenceli yapmak adına ben kartlardaki hayvalarla ilgili masallar uyduruyordum.
- Fisher-Price Oyun halısı: Uyumadığı saatlerde bu halıda oldukça eğlendik. Müzik eşliğinde bacaklarını bolbol hareket ettirdi.Üstündeki eşyalar çeşitli kumaşlardan yapıldığı için dokunma duyusuna da faydalıymış.
- Anakucağı: Anakucağı alıp almamakta çok kararsızdım. Bir arkadaşımız kızının artık kullanmadığı bu koltuğu getirdiğimde neden kararsız kaldığıma şaşırdım. Bizim ufaklık dışarı çıktığımızda evdeki koltuğunu özler oldu. Koltuğun ayak kısımlarına vurduğunda müzik başlayıp, ışıkları yanıyor. Haliyle üzerinde sürekli tepiniyor ki müzik çalsın. Bu kadar hareket elbette gaz çıkartmasına yardımcı oluyor. Henüz üzerinde sallanan oyuncaklara ilgisi yok. 3. aydan sonra asılacakmış.
- Bebek arabası ve oto koltuğu: Malum çok gezenti bir aileyiz. Doğumunun 1. haftasından beri dışarı çıkmadan bir gün geçirmediğini düşünürsek, bizim bebeğin de gezenti olacağı aşikar. Biz 3 parçadan oluşan Concord marka bir bebek arabası aldık. İlk yıl kullanacağı koltuk, oto koltuğu olarak da kullanılabiliyor. Ayrıca ilk 6 ay bebekler annelerini görerek oturmak istediklerinden koltuğun yönü kullanıcıya bakıyor. 1 yaşından sonra kullanacağı büyük koltuk ise diğer tarafa doğru takılıyor. Tekerleklerinin İstanbul yollarındaki çukurlarda titreşimi azaltsın diye büyük olmasına dikkat ettik. Tabi tekerler büyük olunca bagajda yer epey yer işgal ediyor. Bizim bagajımız geniş olduğundan pek problem teşkil etmese de sizin için önemli bir detay olabilir.
- Sterilizatör: Biz mikrodalga fırında kullanılan bir ürünü tercih ettik. Herşeyi içne atıp, 6 dakika sonra kullanaıma hazır halde aldık. Kaynatmak da bir çözüm tabi. Ama ilk zamanlar o kadar dalgın olunuyor ki tencereleri ocakta unutmak içten bile değil :)
- Cibinlik: İlk sivri sinek ısırıklarının ardından bir koşu ikea'yı ziyaret edip bir tane aldık. Ancak, bizim yatağımız biraz büyük olduğundan tam kapamadı. Ucuna ek yapmak gerekti.
- Bebek Saati: Sanıyorum Sûfî'ye doğmadan gelen ilk hediye bu saat. İlk geldiğinde biraz kurcalayıp, karmakarışık gelmişti. Hem zaten bebek karnı acıktığında, altını kirlettiğinde kendi alarmını çalıyordu nasıl olsa. Ayrıca herhangi bir akıllı telefona kurulacak uygulama ile de bu işi takip etmek mümkündü. Bu düşüncelerim doğumdan sonra yok olup gitti. Bir ara bu saat olmadan kolum kesik gibi hissediyordum. Evet, bebek kendi alarmını veriyor. Sen de o acemilikle panik halinde ne oldu diye anlamaya çalışıyorsun. O sırada saat gözüne ilişiyor ve sana yanan sönen ışıklarıyla 'bebeğin altı kirli, en son 3 saat önce değiştirdin' diyor. Zamanla saate bakarak, ağlama sesi duymadan olaylara erken müdahalede bulunmaya başlıyorsun. Telefonda böyle bir uygulama kullandığınızda her zaman gözünüzün önünde açık olmadığından bir kaç gün içinde angaryaymış gibi gelmeye başlıyor. Yanımda bir parça az taşımak için iki tane uygulamayı denedim de oradan biliyorum. En iyisi bu işe özel bir alet kullanmak.
- Kolik CD'si: Doğumdan 10 gün kadar önce arabayı park ettiğimiz otoparkta beni gören bir görevli 'aaa.. siz hamilesiniz. Durun size bir şey vereceğim. Sonra bana çok dua edeceksiniz' diyerek bu cd'yi elimize tutuşturmuştu. Gerçekten haklıymış. Sûfî'nin uyumadığı, ağladığı zamanlarda cd'yi açıp, nasıl sakinleştiğini gördüğümüz her sefer otopark görevlisine ve tabi ki Buzuki Orhan'a dua ediyoruz. CD'de beyaz gürültü diye adlandırılan çamasır makinası, aspiratör vd seslerini gitar, ney gibi müzik aletleriyle birleştirmiş ve bebeklerin karşı koyamayacağı kombinasyon oluşmuş.
- Süt Pompası: Sadece çalışan kadınların ihtiyacı olduğu düşünülse de süt pompası mutlaka herkesin alması gereken bir ürün. Bebeğin emmediği sütü çekerek, mastit gibi rahatsızlıklara yakalanmayı önlüyor. Hem de sütün artmasını sağlıyor. Ben elektrikli bir pompa kullandım. Dakikalarca elini aç kapa çelir iş değil. Hem malum tetik parmaktan muzdaribim. Daha ilerleyen günlerde gece Sûfî'nin uyanma aralığı açılınca daha hızlı bu işi yapıp uykuya dönmeyi istediğimden çift uçlu hastane tipi bir pompaya geçtim.
- Süt poşeti: Sağılan sütleri bu poşetlere koyup, derindondurucuya attım. Kutulardan daha az yer kapladığı için çok daha kullanışlılar. Üzerine tarih yazmayı unutmamak şart. Sütü 6 ay içerisinde kullanmak gerekiyor. Bu sütleri ben evde yokken ihtiyaç halinde eritip, biberonla Sûfî'ye verebilecekler.
- Göğüs kremi: ilk 3 hafta her emzirmeden sonra kullandım.
- Göğüs kalkanı: ilk haftalar göğüsleriniz pek hassaslaşıyor. Hiçbir şey değsin istemiyorsunuz. Hele emzirmeden sonra... Bu aletler hayatımı kurtardı diyebilirim.
- Kelebek göğüs ucu: Ne kadar dikkat etseniz de me.me ucunda mutlaka hassaslaşma oluyor. Bu hassaslaşma nedeniyle de neredeyse bebeği emzirmekten vazgeçebilecek kadar acı çekiyorsunuz. Bu küçük silikonlar sayesinde o hassaslığı 2 günde atlattım. Sûfî çok alışmasın diye bir sefer normal bir sefer bu silikon uçları kullanarak emzirdim.
- Göğüs pedi: Evet, gerçekten böyle bir ürün var. Emzirmeyi sürdürdüğüm müddetçe de günlük hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek.
- Bebek bezi
- Köpük şampuan ve nemlendirici krem: Uyku eğitiminin bir parçası olarak her gün akşam bebeğimizi yıkıyoruz. Bir gece şampuanlı bir gece şampuansız.
- Islak mendil: Evde neredeyse hiç kullanmıyoruz. Sadece dışarı çıktığımızda yeni doğan için üretilmiş su ve pamuktan mamul ürünleri tercih ediyoruz. Evde ise doktorumuzun tavsiyesiyle kaynatılıp soğutulmuş su ve pamuk kullanıyoruz.
- Islak pudra: Asıl kullanım alanı dışında kullandık biz. Doktor bir tanıdığımızın tavsiyesi ile sinek ısırıklarının üzerine sürdük. Kaşıntı hemen geçti.