2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

taşınmak

20 Ekim 2007
TAŞINMAK edilgen f. (
  • Taşınmak işi yapılmak, bir şey bir yerden bir yere götürülmek, nakledilmek: Sedye ile taşındı (Peyami Safa).
  • Aktarılmak, intikal ettirilmek.
  • Üzerinde bulundurulmak “Ruhsatsız silâh taşınmaz.”
  • İçinden geçirilerek aktarılmak, nakledilmek: “Akar yakıt istasyona borularla taşınacak.” * dönüşlü f.
  • (Bir yerden başka bir yere) Geçmek, intikal etmek: Semâverin suyu kaynamaya başlamıştır. Mangaldaki kömürler olmuştur. İçeri taşınırız (Tarık Buğra).
  • (Oturduğu yerden çıkıp başka yere) Nakletmek, göçmek: Genç karısı ile yakınımıza taşındı (Halide Edip Adıvar). Irak’a taşınan bu unsurun idârî muhtariyetini bile tanımadı (Refik Halid Karay). Yazın kızın âilesi Beylerbeyi’ne taşınır, kışın şehre inermiş (Burhan Felek).
  • (Bir yere) Çok sık gitmek: O şimdi her gün elinde bir bohça ile Üsküdar çarşısına taşınmaya başlamıştı (Reşat Nuri Güntekin).
  • * Taşınmak fiiliyle deyim: Düşünüp taşınmak.