SÎMİN
SÎMİN sıf. (Fars. sïm "gümüş" ve -ïn ekiyle sïm-ïn)
- Gümüşten yapılmış, gümüş: "Piyâle-i simîn: Gümüş kadeh. " Ey afitâb-ı tâb-ı der-i maşrık-ı kemâl / Sîmin rikâb-ı eşheb-i kadrin senin hilâl (Fıtnat Hanım).
- Gümüşü andıran, gümüş gibi: Ârzû-yı gerden-i sîmîn ü hâl-i anberin / Hâtırımdan bir nefes çıkmaz hayâl-i ham iken (Fıtnat Hanım). Eşk-i sîmîni dökerdi mâhitâb (Cenap Şahâbeddin). Karışır toprağın siyâhıyle / Reng-i sîmîn sath-ı deryânın (Tevfik Fikret'ten).