2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

DUDU

30 Temmuz 2006

DUDU i. (Fars. tûtî'den) Papağan, tûtî [Dudu kuşu da denir].

Dudu dilli: Tatlı dilli: Dudu dilli kuzucağımı aldı (Pir Sultan Abdal). Ayağına giymiş altından nalın / Gel dudu dillim gel karşımda salın (Karacaoğlan).

DUDU i. (Dudu Kadın isminden) 1. Yaşlı kadınlar için kullanılan unvan sözü: "Fadime dudu." Aman sus. İşte kılavuzum Zîbâ dudu geliyor (Å?inasi'den). 2. Yaşlı Ermeni kadını: Terlemiş yanaklarından boyaları sızan şişman dudular (Hâlit Z. Uşaklıgil). Bir gün komşularından inmeli bir ihtiyarla siyah şalvarlı bir dudu karşısında kızını sıkı bir imtihandan geçirmemi istedi (Reşat N. Güntekin).

DUDU BURNU birl. i. 1. Kırmızımtrak sarı renk, papağan gagası rengi. 2. Bu renkte olan: "Dudu burnu yeldirme." "Dudu burnu entâri." Narçiçeği şemsiye dudu burnu ferâce / Bir ak yaşmak tutunmuş nakşı hayâlden ince (Âşık Râzî'den)