Cümle
CÜMLE i. (Ar. cumle)
- dilb. Bir eylem, düşünce ve duyguyu bir hüküm hâlinde anlatan ve içinde çekimli bir fiil veya sonuna cevher fiil getirilmiş bir isim bulunan kelime dizisi, tümce: Yanıma gel.” “Dün onunla çarşıda karşılaştık.” “Bugün hava çok soğuk.” “Siz öğrenci misiniz?” gibi: Kadın bir görüşte zevkimi okşamış, bir cümlesiyle merâkımı çekmişti (Refik H. Karay).Gönlümü olacak bir cümle tasarlıyordu (Mustafa Necati Sepetçioğlu).
- Bir bütün meydana getirecek şekilde birbirine bağlı olan şeylerin tamâmı: Daha fazlası cümle-i asabiyyeyi kamçılar (Peyâmi Safâ).
- mat. Belirli özellikteki büyüklüklerin oluşturduğu küme: “Tam sayılar cümlesi.”
- zamir. Herkes, her şey: Birliğine cümle ikrâr eyledi (Süleyman Çelebi). Hâlime haldaş olup hem sırrıma sırdaş olan / Cümle dağıldı başımdan kalmadı haldaşlar (Niyâzî-i Mısrî). Cümlenin sağlığına duâcıyım (Câhit Sıtkı Tarancı).
- sıf. Bütün, hep [Son iki anlamda vurgu birinci hece üzerindedir]: Bir kez Allah dese aşk ile lisan / Dökülür cümle güneh misl-i hazan (Süleyman Çelebi). Ali’dir cümle dillerde söylenen (Pir Sultan Abdal). Her birimizde bütün geçmişi ve geleceği bilen, cümle hakîkatleri elinde tutan diğer bir benlik var (Safiye Erol). * Cümle âlem: Herkes, bütün insanlar: Cümle âlem güzel olsa / Gönül senden ayrılır mı (Gevherî – Ö.T.S.). Cümle âlem içinde / Yârimin sesi güzel (Mâni – Ö.T.S.). Cümle bilgisi: Söz dizimi, sentaks. Cümle kapısı: Büyük binâlarda ana giriş kapısı: Odanın taşlığa bakan penceresinden cümle kapısı görüldüğü halde gene de o kapıdan uzun müddet ayrılmazdı (Sâmiha Ayverdi). Cümlesi: Hepsi, tamâmı: Sende tattım yemişlerin cümlesini (Câhit Sıtkı Tarancı). Cümlesinden: Bahsedilen bütünün içinden bir kısmını veya bir tânesini anlatmak için kullanılır, ... arasından bir tânesi, ... içinden bir tânesi: “Tuğla binânın aslî unsurları cümlesindendir.” “Bu husus Hakk’ın sırları cümlesindendir.” “Kollar vücûdun âzâsı cümlesindendir.” Ortaköy İskelesi’nde birleşmek de kararları cümlesindendi (Ahmed Midhat Efendi). Cümle-i asliyye: Ana cümle. Cümle-i basîte: Basit cümle. Cümle-i emriyye: Emir cümlesi. Cümle-i fiiliyye: Fiil cümlesi. Cümle-i ismiyye: İsim cümlesi. Cümle-i istifhâmiyye: Soru cümlesi. Cümle-i menfiyye: Olumsuz cümle. Cümle-i mürekkebe: Birleşik cümle. Cümle-i mu’terize: Bir cümlede anlamı açıklayıcı durumda olup iki virgül, iki çizgi veya parantez arasına yerleştirilmiş cümle veya cümlecik, ara cümle.