BÜRYAN
BÃRYAN - BİRYAN(Fars. BiryÄn) Kebap, püryan: Lebrein Åekerdir kaÅların keman / SÅına düÅeli bu ciÄer büryan (Gevherî)
Büryan (Biryan) etmek: Kebap etmek, kavurmak, yakmak: CûŠedip seylâb-ı eÅkin dembedem akmaktadır / Nâr-ı hasret baÄrını büryân edp yakmaktadır (ÃÅık Ãmer). Ãh ol meh ciÄerim daÄladı hasret oduna / Tutayım ki ede büryan elimden ne gelir (Osman Å?ems).
Büryan (Biryan) olmak: Kebap olmak, kavrulmak, yanmak: Zâti'ye derd ile âh ettirme yoksa ey güneÅ / Ãarh-ı tennûrunda Sevr ile Hamel biryân olur (Zâti). Eyyâm-ı visâle yetti hicran / Vaki oldu ciÄerler oldu büryan (Fuzûlî). Karac'oÄlan der ki olduÄu yerde / CiÄer büryan olur gördüÄü yerde (KaracaoÄlan).