2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

ANNE

13 Mayıs 2007
>ANNEi. (Çocuk dilinden)
  1. Çocuk doğurmuş olan kadın, ana: Ben girmeden hayâtı şafaklandıran çağa / Bir sonbaharda anneme gömdük o toprağa (Yahya Kemal Beyatlı).
  2. Anne yerine konan veya öyle imiş gibi kendisine saygı gösterilen yaşça büyük kadın.
  3. Kadın isimlerinden sonra kullanılan ve saygı ifâde eden unvan sözü.
  4. Genellikle halk arasında yaşlı kadınlar için kullanılan hitap sözü.
  5. sıf. mec. Bir şeyin meydana gelmesine sebep olan: Duymaz bu anda taş gibi kalbinde bir sızı / Fark etmez anne toprak ölüm mâcerâmızı (Yahya Kemal Beyatlı). Å?âirler, lisânı sözden çok ses hâline koyabilsinler ve bunu anne tabiattan yükselen hâline koyabilsinler ve bunu anne tabiattan yükselen sesler hâlinde duyabilsinler (Nihad Sami Banarlı).
  • Kelimenin aslı olan ana şekliyle yapılan deyimlerin bir kısmı anne şekliyle de kullanılmaktadır: Anne baba bir / Anne bir / Anne kokusu / Anne kucağı / Anne olmak / Anne tarafı / Anne yarısı / Anneler neler doğurmuş / Annen güzel mi? / Anneni karnında dokuz ay nasıl bekledin? / Annesi kılıklı / Annesi yerinde / Annesine bak kızını al / Annesinin kızı...
ANNEANNE birl. i. (Anneanne olmak: Kızdan torun sâhibi olmak. ANNELİK i. Anne olma durumu ve sıfatı: "Annelik ona çok yakışmış." "Annelik değil mi, evlâdına toz kondurmuyor." Birden bire bütün anneliğini unutmuş gözlerle yüzüme baktı (Yusuf Ziya Ortaç).