2005'ten beri mutfakta · 574 tarif

Tercüme Kadına Benzer

13 Ocak 2007
Tercüme Kadına Benzer

Bundan beş altı sene evvel iş yerinde kullanılmak üzere birkaç İngilizce mikrobiyoloji kitabını Türkçeye çevirmiştim. Çeviriyi bitirip, kullanılması için mikrobiyoloji laboratuvarına verdiğim de birçok yanlışın ortaya çıkması beni şaşırtmış, İngilzcemden şüphe ettirmişti. O zaman anladım ki problem benim İngilizcem de değil, genel kültürümdeydi. Evet, o kitabı tercüme edinceye kadar mikrobiyoloji hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Bu nedenle kitapta geçen "plant" kelimesi benim için fabrika, işletme anlamına geliyordu. Oysa ki plant mikrobiyoloji dilinde "besi yeri" anlamındaydı. Yani mikroorganizmaların yaşaması için hazırlanan özel kutucuklara verilen addı. Bunun gibi bir çok yanlışım mikrobiyoloji laboratuvarındakiler tarafından gülünerek düzeltildi. Bazıları aramızda espiri olarak kaldı.

Bugün Hürriyet gazetesi ile birlikte ücretsiz verilen The Australian Women's Weekly yemek dergisinin başına da benim yıllar önce yaptığım hata gelmiş. Yemek yapmaktan, yemek deyimlerinden habersiz birisi tarafından Türkçeye çevrilmiş.

The Australian Women's Weekly

Derginin içinde maalesef bir tane bile doğru tarif yok.

Nereden mi biliyorum? Her birini ben de bulunan orjinal kitapçıklardan tek tek kontrol ettim de oradan.

Örneğin teaspoon kelimesi aslında çay kaşığıdır. Ancak Amerikan ölçülerinde ki bir çay kaşığı bizim kullandığımız tatlı kaşığına denk gelir. Çeviren bundan habersiz olduğu için tamamını bildiğimiz çay kaşığı olarak tercüme etmiş.

Başka bir örnek ise self rasing flour denilen malzeme ile ilgili. Bu bizim Türkiye'de "kekun" olarak bildiğimiz malzemedir. Fakat çeviren kişi buna nişasta demiş. Orjinal kitapçıkların arkasında bu malzemeler bulunmadığı zaman yerine kullanılabilecek ürünlerden de bahsediliyor. Tercüman arkaya baksaydı 1 su bardağı kekun yerine 1 su bardağı un ve 2 tatlı kaşığı kabartmatozu kullanılması gerektiğini okuyabilirdi. Gerçi o zaman da çay kaşığına takılacaktı ama o nişastadan çok daha küçük bir hata olurdu.

Bir diğer hata ise bazı malzemeleri hiç bilmemekten kaynaklanıyor. Halbuki daha önce bahsettiğim listede o malzemelerin de muadilleri var. Golden Syrup denilen malzeme yerine bal kullanılabileceği yazılırken çevirmen pekmez demiş. Aradaki renk farkını düşünün. Bal kullanılarak yapılan kurabiyeler altın rengi olacakken, pekmezle yapılanlar simsiyah olur. Fıstık ezmesini, bitkisel sıvı yağ diye çevirmenin etkisini düşünebiliyor musunuz?

Bunlar gibi daha birçok hata var. Hem de bütün sayfalarda.

Eğer bu kitapçıkları aldıysanız lütfen tarifleri uygularken dikkat edin.

1 su bardağı kabartmatozu gibi ifadeleri görünce bu aslında ne olabilir diye düşünün.

Babam der ki:

"Tercüme kadına benzer. Güzeli sadık olmaz. Çirkini sadık olur."

Bir edebi eseri başka bir lisana çevirmek gerçekten meşakkatli bir iştir. Birebir tercüme o eserin bütün güzelliklerini ortadan kaldırabilir. Çevrildiğe dile uygun hale getirilmesiyse eserin değişmesine sebep olur. Peki hangisi daha iyidir? Aslına bakılırsa konuya göre değişir değil mi?

Bunlar da olur