Karacaoğlan'dan
Ömrüm uzun eyle ey Bârî Hüdâ, Hamd ü senâ, şükür etmek isterim Çalışıp, kazanıp nefis taamlar Dişlerim var iken yemek isterim
Açıldı dehânım, söyler zebanlar Sana muhtaç bunca şahlar, gedâlar Ay, yeşil hırkalar, türlü libaslar, Böylece münasip geymek isterim
Bir küheylân at ver, istemem eşek Üstü kaplan postu, tek olsun öşek Kuş tüyünden yastık, yumuşak döşek Keçeler içinde yatmak isterim
Bir güzel isterim, âhu bakışlı Gerdanı bir karış benli, nakışlı İnci dişli olsun, hem kara kaşlı Boynuna sarılıp yatmak isterim
Kalk gönül gezelim helv'alayına Ol helvalar da dişe kolayına Her akşam de pirinç pilavına Kahvaltıda ballı kaymak isterim
Bamyayı severim, dolma hoş olur Ballı börek pişer, içi boş olur Hele zerdâli yanında hoş olur Yedikçe karnıma koymak isterim
İçli köfte gerek yola gidene Bumbar doldurması benzer harane Baklavayla börek şifa bedene Yedikçe ellerim yumak isterim
Sütlü ile tek helise olaydı Tavuk kızartması sahna dolaydı O tel helvası da dişe kolaydı Aranmaz, üşenmez emek isterim
Kaz, turaç olmasa, günde yüz serçe Ya kuzu doldurması nere kaça? Seherden evvel de ekşili paça Limon bulunmazsa somak isterim
O güzel meyvalar bittiği zaman Toplayan, getiren cümleden heman Dediler lezzetli şol adı yaman Anında kabuğun soymak isterim
Nerde kaldı şekerli kurabiye? Ne demeli furun kebaba? Bazılar da su mu katar şaraba? Neme lâzım adın demek isterim
Kocadım, ihtiyar oldum kardaşlar Halime rahm edin, bakın yoldaşlar Döküldü ağzımda kalmadı dişler Yağlıca höşmerim koymak isterim
Yedirdin içirdin hepsi de yalan Âhir ömrümüzü ederler talan Bu sözüm dinleyip nasihat alan İşitip tutanı duymak isterim
Azrâil göğsüme çöktüğü zaman Öyle bilin halım perişan, yaman Bülbülüm kafesten uçtuğu zaman Cesedimi kabre koymak isterim
Karac'oğlan der ki: Böyle kalaydım Zâhir, bâtın murâdıma ereydim Ol gün dahi cemâlini göreydim Hakk'ın dîdârını görmek isterim